19 Haziran 2008 Perşembe

Sovyet ruhu geldiysen masaya 3 defa vur..


Rusya dün akşam Sovyetler Birliği dağıldığından beridir ilk kez bir büyük turnuvada gruplardan çıktı. Rus milli takım forması bana en başından beri SSCB'yi çağrıştırıyor. Grupta kazandıkları iki maçta da üzerlerinde bu formanın olması hoş bir tesadüf oldu. Son yıllarda üzerlerinde görmeye alıştığımız beyaz formayla da İspanya karşısında bozguna uğradılar.


Tabi formadan ziyade Arshavin'in takımın üzerinde yaptığı muazzam etki ve İsveç karşısında oynadıkları bambaşka futbol onları gruptan çıkaran. Andorra maçında kırmızıyı görmenin anlamı nedir ki? Rusya çok daha korkutucu olabilirdi şimdi çeyrek final öncesi. Hollanda'nın as oyuncuları 5 gündür dinleniyor, ölüm grubundan çıkacak takımın yıpranmış olmasını beklerdik herhalde turnuva öncesi bir tahmin yapsak. Ölüm grubu portakalı yediğinden işler biraz değişti. Rusya'nın bu dinç Hollanda'yı yenebilmesi için tempolarını 90 dakikaya yaymaları ve Pavluychenko'nun cömertçe gol kaçırmaya son vermesi gerekiyor. Rusya - Hollanda çeyrek finali bir nevi Euro 88'in rövanşı, ve en futbol dolu çeyrek final olmaya aday. Benim içinse iki sempati duyduğum takımın ortaya koyacağı bir futbol şöleni olacak.

4 Haziran 2008 Çarşamba

Dünyanın En Tuhaf Mahluku


Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

1947 - Nazım Hikmet Ran

23 Mayıs 2008 Cuma

Bir efsaneydi, efsaneydi...

Her sene daha iyi, daha ayrıntılı daha gerçeğe yakın çıkıyor menajerlik oyunları. Futbolla gönül bağı olan insanları monitörün başına nasıl bağladığını söylememe gerek yok heralde. Ancak bir oyun var ki aralarında benim için her zaman torpilli, her zaman daha özeldir.

Championship Manager 01/02'den bahsediyorum. CM serisinin text tabanlı son oyunu. Hep düşünmüşümdür acaba 2 boyutlu maç motoruna hiç geçilmese daha mı iyi olurdu diye. Aynı görselliği verememesine rağmen eksik parçaları kafamızda daha güzel tamamlayabiliyor, oyunu daha duygusal yaşayabiliyorduk. İki tür arasındaki farklara da bir ara değinmeyi düşünüyorum ama yazının konusu bu değil.

Bu oyunu oynarken şöyle ya da böyle gönül bağı kuruyoruz oyuncularla(yazılarla). Ben kadromdaki oyuncuların resimlerini internette aramayı, onları bu şekilde biraz daha somutlaştırmayı seviyorum. İnsan oyunda golüyle sevindiği, performansını takdir ettiği bir adamı gerçek hayatta görünce bir değişik hissediyor.

Benim oyundaki 11'lerimden biri bu, oyunu oynayan çoğu kişinin elinden geçmiş oyuncular bazıları:

GK - Franco Costanzo

Oyunun en iyi kalecilerinden biri, gerçekte şu an Basel forması giyiyor. Oyunda tek başına beni Roma deplasmanından 1-0'lık galibiyetle döndürmüşlüğü vardır ki Roma oyunun en güçlü takımıydı. Ondan dolayı "Roma Panteri" de diyoruz kendisine.

DC - Isaac Okoronkwo

En iyi defanslardan biri, ilerleyen zamanlarda belki de en iyisi. Yerinde müdahaleleriyle, sağlam duruşuyla Nijeryalı defans ikilisinin ilk elemanı. Gerçekte ise Wolves'taki 7 maçından sonra Rusya'ya gitti. Şu anda FC Moscow forması giyiyor.

DC - Taribo West

Oyunun güzide 'free transfer'lerinden. Free ama taş gibi defans, bir sene oynadıktan sonra bile 20M'ye satılabilecek bir adam. Nijerya milli takımıyla yeşil, Inter de oynarken mavi saçıyla her futbolseverin aklındadır. Futbolu bıraktı galiba. En son yolu bir maçlığına Iran'dan geçmiş.

DMC - David Prutton

Oyunda Nottingham Forest'ın genç yeteneğiydi, oyun ilerledikçe 1. sınıf bir ön libero oldu ve standardının altına hiç düşmedi. Gerçekte İngiltere U21 formasını 25 kere giymişliği var ve Leeds United forması giyiyor şu anda.

DML - Vitaly Volodenkov

Sol kanatta dinamo gibiydi Vitali. Oyundaki inanılmaz Belarus'lulardan birisiydi. Savunması iyi, çok hızlı, ortaları çok başarılı, komple bir kanat oyuncusuydu. Gerçekte ise Rus ve Belarus takımlarında kariyerinin sonuna geldi.

DMR - Miroslaw Syzmkowiak

Oyunda çok ofansif olmasına rağmen bu mevkide en iyi oynayan oyunculardan biriydi. İsabetli ortalar, bir çok asist, uzaktan goller. Futbolun özellikle hücum kısmında herşeyi sunuyordu. Gerçek performansı hakkında çok birşey söylememe gerek yok aslında. Kendisinin Trabzonspor'da çok başarılı performanslarını izledik. Sonrasında gitti ve bir mektup gönderdi. "Futbolu bıraktım."

MC - Mark Kerr

Orta sahada tam bir dinamoydu Mark Kerr. Sürpriz çıkışlarıyla attığı kafa golleri, kritik anda yaptığı müdahaleler. Hep bir atom karınca gibi düşünmüştüm kendisini. Falkirk'ten kendisini alırken biraz geç kalsam kaptırıyordum İngiliz klüplerine. Şimdi Dundee United forması giyiyor. İskoçya B milli takımının formasını bir kere giymiş.

MC - Juan Roman Riquelme

Takımın en ünlü üyesi. Oyunda da Villarreal performansındaki gibiydi genelde, bazen bir üstü. Onu her oyunda almak isterdim, bir cazibesi vardı takımın 10 numarasını ona vermenin. Herhalde nedeni Riquelme'nin oyunda birazda olsa Maradona hissi verebilmesi.

AMC - Arkadiusz Bak

Benim için oyunun en özel ismi. AMC'den forvete çıkarılan ok hiç bu kadar anlamlı olmadı. Kafayla, ayakla, duran topla her an, her şekilde gol atabilirdi Bak. Yaşlanınca teknik kadroya da alıyordum, o özellikleri de çok iyi oluyordu her daim. Gerçekte Polonya milli takımının formasını 13 kere giymiş, 4 maçlık bir Birmingham City macerası dışında kariyerini Polonya'da sürdürmüş. Ayrıca Polonya'nın 2002 Dünya Kupası kadrosunda da yer aldı.

FC - Roman Vasilyuk

Belaruslu forvet hattının sol tarafındaki. Aslında burada To Madeira'da olabilirdi ancak onun gerçek bir oyuncu olmayıp, Portekizli ekipten birinin ürünü olması dolayısıyla Vasilyuk yer buldu forvet hattında. Gerçekte de baya gol atmış bir oyuncu Vasilyuk. Kariyerinde 170'i aşkın, Belarus milli takımıyla da 14 maçta 9 golü var.

FC - Maxim Tsigalko

Bu oyundan yolu geçmiş herkesin bildiği bu adamla bitiriyorum kadroyu. Tsigalko oyunda tam bir gol makinesiydi. Koy forvete Maxim'i 30 gol cepte gibi bir durum vardı nerdeyse. Bir kere Futbol Mundial'a da çıktığını söylüyor arkadaşım beni yemiyorsa eğer.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Hoşgeldiniz





1 Kocaelispor 34 19 7 8 64
2 Antalyaspor 34 15 16 3 61
3 Sakaryaspor 34 16 10 8 58
4 Eskişehirspor 34 16 9 9 57
5 Diyarbakırspor 34 16 9 9 57
6 Boluspor 34 13 14 7 53
7 K.Erciyesspor 34 14 10 10 52
8 Orduspor 34 12 14 8 50
9 Karşıyaka 34 11 14 9 47
10 Altay 34 13 8 13 47
11 Malatyaspor 34 12 7 15 43
12 Giresunspor 34 10 13 11 43
13 Kartalspor 34 10 12 12 42
14 Gaziantep B.B. 34 9 12 13 39
15 Samsunspor 34 10 8 16 38
16 Elazığspor 34 8 10 16 34
17 İstanbulspor 34 6 8 20 26
18 Mardinspor 34 3 5 26 14

Serie A 07/08


Şampiyon Inter


1 Inter 38 25 10 3 85
2 Roma 38 24 10 4 82

Empoli'de Ighli Vannucchi'nin üzüntüsü

İkinci golden sonra Parma kalecisi Pavarini

17 Catania 38 8 13 17 37
18 Empoli 38 9 9 20 36
19 Parma 38 7 13 18 34
20 Livorno 38 6 12 20 30