Kompüter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompüter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2008 Pazar

Frets are on fire baby

Uzun zamandır aklımda olan ama indirmeyi hep unuttuğum oyundu Frets on Fire. Aslında uzun bir zamandır bu Guitar Hero ve türevlerini görüyor ve biliyordum, ama oynamak nasip olmamıştı. Neyse, 3-4 ay önce tesadüfen Guitar Hero III PC versiyonu ile tanıştım ve oynamaktan inanılmaz keyif aldım. Sonrasında duydum ki bunun çok az boyutta olanı ve internette bir sürü fan sitesi olan bir türevi daha varmış. (Tahmin de edebileceğiniz gibi bu Frets on Fire oluyor.) Sonra indiririz dedim ve öyle kaldı.


Dün batug.org forumlarında gördüm linki. Ulan dedim indirecektik bunu. İndirmemle beraber bağlanmam da bir oldu. Oyunda hazır bulunan 3 şarkı kesmedi hemen internetten şarkı aramaya başladım. Bu konuda da tavsiyelerim olucak birkaç satır aşağıda.

Öncelikle tuşlar ile ilgili bir noktaya değinmek istiyorum. Oyun 5 nota ve bir pena(pick) tuşundan oluşuyor. Nota tuşları f1, f2, f3, f4, f5 pena ise Enter. Ancak benim önerim f'li tuşları 1, 2, 3, 4, 5 olarak değiştirmeniz zira f1 ve f2'ye aynı anda bastığınızda pena tuşu basmıyor.


Şarkı indirmek içinse tavsiyem indireceğiniz dosyalara bakıp bütün zorluk dereceleri olan dosyaları indirmeye çalışmanız. Ayrıca Guitar Hero paketlerini gönül rahatlığıyla indirebilirsiniz çünkü bu dosyalar orijinalinden apartma olduğu için kişisel bir abukluk ile karşılaşmıyorsunuz. Sonra Fear of the Dark'ı Supaeasy seviyesinde indirip ne kadar kolay çalarım diye heveslenirken parçayı hazırlayan dallamanın aslında bunu Amazing seviyesine uygun olarak hazırladığını farketmek hoş olmuyor. Çokça indirilen ve yüksek not alan parçalar da seçilebilir. Nerden indireceğim derseniz google'a "frets on fire songs" gibi şeyler yazdığınızda bir sürü alternatifle karşılacağanızı söylemekten mutluluk duyuyorum. Torrent'te de binlerce alternatif şarkı bulmak mümkün.

Son olarak, oyunu indirmek için sizi şöyle alayım
http://fretsonfire.sourceforge.net/

23 Mayıs 2008 Cuma

Bir efsaneydi, efsaneydi...

Her sene daha iyi, daha ayrıntılı daha gerçeğe yakın çıkıyor menajerlik oyunları. Futbolla gönül bağı olan insanları monitörün başına nasıl bağladığını söylememe gerek yok heralde. Ancak bir oyun var ki aralarında benim için her zaman torpilli, her zaman daha özeldir.

Championship Manager 01/02'den bahsediyorum. CM serisinin text tabanlı son oyunu. Hep düşünmüşümdür acaba 2 boyutlu maç motoruna hiç geçilmese daha mı iyi olurdu diye. Aynı görselliği verememesine rağmen eksik parçaları kafamızda daha güzel tamamlayabiliyor, oyunu daha duygusal yaşayabiliyorduk. İki tür arasındaki farklara da bir ara değinmeyi düşünüyorum ama yazının konusu bu değil.

Bu oyunu oynarken şöyle ya da böyle gönül bağı kuruyoruz oyuncularla(yazılarla). Ben kadromdaki oyuncuların resimlerini internette aramayı, onları bu şekilde biraz daha somutlaştırmayı seviyorum. İnsan oyunda golüyle sevindiği, performansını takdir ettiği bir adamı gerçek hayatta görünce bir değişik hissediyor.

Benim oyundaki 11'lerimden biri bu, oyunu oynayan çoğu kişinin elinden geçmiş oyuncular bazıları:

GK - Franco Costanzo

Oyunun en iyi kalecilerinden biri, gerçekte şu an Basel forması giyiyor. Oyunda tek başına beni Roma deplasmanından 1-0'lık galibiyetle döndürmüşlüğü vardır ki Roma oyunun en güçlü takımıydı. Ondan dolayı "Roma Panteri" de diyoruz kendisine.

DC - Isaac Okoronkwo

En iyi defanslardan biri, ilerleyen zamanlarda belki de en iyisi. Yerinde müdahaleleriyle, sağlam duruşuyla Nijeryalı defans ikilisinin ilk elemanı. Gerçekte ise Wolves'taki 7 maçından sonra Rusya'ya gitti. Şu anda FC Moscow forması giyiyor.

DC - Taribo West

Oyunun güzide 'free transfer'lerinden. Free ama taş gibi defans, bir sene oynadıktan sonra bile 20M'ye satılabilecek bir adam. Nijerya milli takımıyla yeşil, Inter de oynarken mavi saçıyla her futbolseverin aklındadır. Futbolu bıraktı galiba. En son yolu bir maçlığına Iran'dan geçmiş.

DMC - David Prutton

Oyunda Nottingham Forest'ın genç yeteneğiydi, oyun ilerledikçe 1. sınıf bir ön libero oldu ve standardının altına hiç düşmedi. Gerçekte İngiltere U21 formasını 25 kere giymişliği var ve Leeds United forması giyiyor şu anda.

DML - Vitaly Volodenkov

Sol kanatta dinamo gibiydi Vitali. Oyundaki inanılmaz Belarus'lulardan birisiydi. Savunması iyi, çok hızlı, ortaları çok başarılı, komple bir kanat oyuncusuydu. Gerçekte ise Rus ve Belarus takımlarında kariyerinin sonuna geldi.

DMR - Miroslaw Syzmkowiak

Oyunda çok ofansif olmasına rağmen bu mevkide en iyi oynayan oyunculardan biriydi. İsabetli ortalar, bir çok asist, uzaktan goller. Futbolun özellikle hücum kısmında herşeyi sunuyordu. Gerçek performansı hakkında çok birşey söylememe gerek yok aslında. Kendisinin Trabzonspor'da çok başarılı performanslarını izledik. Sonrasında gitti ve bir mektup gönderdi. "Futbolu bıraktım."

MC - Mark Kerr

Orta sahada tam bir dinamoydu Mark Kerr. Sürpriz çıkışlarıyla attığı kafa golleri, kritik anda yaptığı müdahaleler. Hep bir atom karınca gibi düşünmüştüm kendisini. Falkirk'ten kendisini alırken biraz geç kalsam kaptırıyordum İngiliz klüplerine. Şimdi Dundee United forması giyiyor. İskoçya B milli takımının formasını bir kere giymiş.

MC - Juan Roman Riquelme

Takımın en ünlü üyesi. Oyunda da Villarreal performansındaki gibiydi genelde, bazen bir üstü. Onu her oyunda almak isterdim, bir cazibesi vardı takımın 10 numarasını ona vermenin. Herhalde nedeni Riquelme'nin oyunda birazda olsa Maradona hissi verebilmesi.

AMC - Arkadiusz Bak

Benim için oyunun en özel ismi. AMC'den forvete çıkarılan ok hiç bu kadar anlamlı olmadı. Kafayla, ayakla, duran topla her an, her şekilde gol atabilirdi Bak. Yaşlanınca teknik kadroya da alıyordum, o özellikleri de çok iyi oluyordu her daim. Gerçekte Polonya milli takımının formasını 13 kere giymiş, 4 maçlık bir Birmingham City macerası dışında kariyerini Polonya'da sürdürmüş. Ayrıca Polonya'nın 2002 Dünya Kupası kadrosunda da yer aldı.

FC - Roman Vasilyuk

Belaruslu forvet hattının sol tarafındaki. Aslında burada To Madeira'da olabilirdi ancak onun gerçek bir oyuncu olmayıp, Portekizli ekipten birinin ürünü olması dolayısıyla Vasilyuk yer buldu forvet hattında. Gerçekte de baya gol atmış bir oyuncu Vasilyuk. Kariyerinde 170'i aşkın, Belarus milli takımıyla da 14 maçta 9 golü var.

FC - Maxim Tsigalko

Bu oyundan yolu geçmiş herkesin bildiği bu adamla bitiriyorum kadroyu. Tsigalko oyunda tam bir gol makinesiydi. Koy forvete Maxim'i 30 gol cepte gibi bir durum vardı nerdeyse. Bir kere Futbol Mundial'a da çıktığını söylüyor arkadaşım beni yemiyorsa eğer.